-
GENEL MÜDÜRLÜĞÜMÜZ
- GÖREV
-
BİRİMLER
-
İLETİŞİM
GENEL MÜDÜRLÜĞÜMÜZ
İLETİŞİM
- 15 Mayıs 2026
Rio Sözleşmeleri İçin Stratejik Antalya Diyaloğu Tamamlandı
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü (ÇEM) ev sahipliğinde ve Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) G20 Küresel Arazi Girişimi (Global Land Initiative – GLI) iş birliğiyle düzenlenen “Arazi Restorasyonu Yoluyla Rio Sinerjilerinin Geliştirilmesi: Rio Sözleşmeleri Genelinde Entegre Yaklaşımlara İlişkin Stratejik Antalya Diyaloğu” Antalya’da tamamlandı.
13–15 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen toplantıda; G20 ülkelerinden temsilciler, Rio Sözleşmeleri paydaşları, uluslararası kuruluşlar, uzmanlar ve akademisyenler bir araya gelerek iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi bozunumu ile mücadelede bütüncül, uygulama odaklı ve çok paydaşlı iş birliği alanlarını değerlendirdi.
Programa; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Sayın Hasan Suver, UNCCD İcra Direktörü Yasmine Fouad ile çok sayıda ulusal ve uluslararası temsilci katılım sağladı.
Rio Sözleşmeleri Arasında İş Birliği Güçlendirildi
2026 yılı içerisinde gerçekleştirilecek UNCCD COP17, CBD COP17 ve UNFCCC COP31 süreçleri öncesinde düzenlenen Antalya Diyaloğu, küresel çevre yönetişimi açısından önemli bir istişare ve koordinasyon platformu olarak öne çıktı.
Toplantı boyunca; Rio Sözleşmeleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, arazi restorasyonu odaklı ortak uygulama alanlarının geliştirilmesi ve sürdürülebilir arazi yönetimine yönelik entegre yaklaşımların yaygınlaştırılması konuları ele alındı.
“Sorunlar Birbirinden Ayrı Değerlendirilemez”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Sayın Hasan Suver arazi restorasyonu, doğa temelli çözümler, su güvenliği ve sürdürülebilir arazi yönetimi çalışmalarının; iklim değişikliğiyle mücadele, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kuraklıkla mücadele hedeflerini birlikte desteklediğini belirtti.
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün ise konuşmasında, arazi bozunumu, kuraklık ve biyolojik çeşitlilik kaybının artık birbirinden bağımsız değerlendirilemeyecek ölçüde iç içe geçmiş küresel sorunlar haline geldiğini vurguladı.
Yenigün, Türkiye’nin erozyonla mücadele, ağaçlandırma, havza rehabilitasyonu, mera ıslahı ve sürdürülebilir arazi yönetimi alanlarında önemli uygulama deneyimleri geliştirdiğini belirterek, bu tecrübelerin uluslararası düzeyde paylaşılmasının Antalya Diyaloğu’nun önemli kazanımlarından biri olduğunu ifade etti.
“Rio Sinerjisi Daha Uygulanabilir Hale Gelmeli”
UNCCD G20 Küresel Arazi Girişimi Koordinasyon Ofisi Direktörü Muralee Thummarukudy, Antalya’da gerçekleştirilen Diyaloğun Rio Sözleşmeleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli ve zamanında bir girişim olduğunu ifade etti.
Thummarukudy, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi tahribatı gibi birbirine bağlı sorunlara karşı daha bütüncül ve uygulamaya dönük yaklaşımların geliştirilmesi gerektiğini belirterek, Antalya Diyaloğu’nun Rio Sinerjisinin daha uygulanabilir ve yatırım yapılabilir mekanizmalara dönüşmesine katkı sağlayacağını kaydetti.
UNCCD İcra Direktörü Yasmine Fouad da Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü’ne ev sahipliği ve başarılı organizasyon dolayısıyla teşekkür ederek, Antalya Diyaloğu’nun Rio Sözleşmeleri arasındaki iş birliğini güçlendirmeye yönelik önemli bir platform sunduğunu ifade etti.
Teknik Oturumlarda Entegre Yaklaşımlar Ele Alındı
Program kapsamında gerçekleştirilen teknik oturumlarda; G20 ülkeleri, COP başkanlıkları ve uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri Rio Sözleşmeleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Oturumlarda; arazi restorasyonunun iklim değişikliğiyle mücadele, biyolojik çeşitliliğin korunması ve arazi tahribatının önlenmesi açısından ortak bir çözüm alanı olduğu vurgulandı. Politika uyumu, finansman mekanizmaları ve uygulama süreçlerinin entegrasyonuna yönelik yaklaşımlar kapsamlı şekilde ele alındı.
FAO, UNDP, UNEP ve Ekonomik Arazi Bozunumu (ELD) Girişimi başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen sunumlarda ise sürdürülebilir arazi yönetimi, gıda sistemleri, su yönetimi ve arazi temelli yaklaşımların Rio Sinerjisi çerçevesinde nasıl bütünleştirilebileceği değerlendirildi.
“Antalya Rio Sinerjisi Yaklaşımı” Paylaşıldı
Program kapsamında Türkiye tarafından geliştirilen “Antalya Rio Sinerjisi Yaklaşımı”, katılımcı ülkeler ve kuruluşlarla paylaşıldı.
Bu kapsamda; ulusal düzeyde planlama, yatırım ve uygulama süreçlerinin daha entegre hale getirilmesine yönelik öneriler ele alınırken, Rio Sinerjisinin politika düzeyinden uygulamaya taşınmasına yönelik somut mekanizmalar ön plana çıktı.
“İpek Yolu Kervanı 2026” Lansmanı Gerçekleştirildi
Program kapsamında ayrıca, sürdürülebilir arazi yönetimi ve kırsal dayanıklılık konularında farkındalık oluşturmayı amaçlayan “İpek Yolu Kervanı 2026” girişiminin lansmanı gerçekleştirildi.
Lansman kapsamında düzenlenen sunum ve panel oturumlarında, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve yerel uygulamaların yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekildi.
Antalya Diyaloğu Küresel Süreçlere Katkı Sunacak
Antalya Diyaloğu sonunda; Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde benimsediği “uygulama odaklı COP” yaklaşımını destekleyecek şekilde, Rio Sözleşmeleri arasında somut, ölçülebilir ve sürdürülebilir iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik önemli ilerleme kaydedildi.
Antalya’da ortaya konulan yaklaşımın; Bonn İklim Toplantıları ile UNCCD COP17, CBD COP17 ve UNFCCC COP31 süreçlerine katkı sağlaması ve uluslararası çevre gündeminde uygulama odaklı iş birliklerini güçlendirmesi bekleniyor.