Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında atmosferden sera gazını uzaklaştırarak tutan herhangi bir işlem, faaliyet veya mekanizma yutak olarak adlandırılır. Bitkiler doğaya, canlı hayata ve insana diğer sayısız faydaları yanında, atmosferdeki sera gazlarını emdikleri için, küresel ısınmanın etkilerini azaltma konusunda elimizdeki en güçlü yöntemlerden biridir.
Karbon yutak alanları, atmosferdeki karbondioksiti (CO2) emerek depolayan ekosistemlerdir. Ormanlar, sulak alanlar, denizler ve toprak gibi doğal yutak alanları, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol oynar. Bu bağlamda yapılacak çalışmalarda; bölgenin ekolojik yapısına uygun, karbon tutma kapasitesine sahip doğal türlerin kullanılması, uygun toprak yönetimi ile toprak sağlığının korunarak karbonun uzun süre toprakta tutulması oldukça önemlidir.
Türkiye, Paris Anlaşması’na uyum sürecinde 2053 yılını, emisyonu net olarak sıfıra indireceği tarih olarak taahhüt etmiştir. Belirlenen hedef doğrultusunda, Genel Müdürlüğümüzce iklim değişikliğine karşı dirençli toplum oluşturma ve arazi bozulumunun önlenmesi kapsamında, karbon bütçesinin arttırılmasına yönelik, bitkilendirilmeye uygun hazine arazileri ve arazi bozulumuna uğramış bölgelerde yeni karbon yutak alanlarının oluşturulması amacıyla uygulamalar gerçekleştirilmektedir.